Letonya Liginden Birkaç İsim
Geçtiğimiz gün Letonya Ligi'nden iki Riga ekibinin maçını izledim. Tabii ki ligimize göre bayağı kötü ama birkaç isim var ki ne diye orada oynuyor anlamış değilim. Gerçi Letonya denildiğinde aklımıza tek bir isim geliyor. O da Kaspars Kambala. Bence araştırmacıların bir zahmet buralara bir bakması gerekiyor. Ha bire dandik Amerikalılar'ı getirip ne elde ediyorlarsa artık. Unutmadan da ekleyeyim bu iki takım kendi liglerinde iyi bir yere sahip. Şu isimlere bir geleyim:
İlk isim Ask Riga ekibinden Marius Runkauskas. 1986 doğumlu bu eleman 1,89 boyunda. Pozisyonu aslında iki numara ama fizik olarak biraz cılız. Bu yüzden gerektiği zaman 1 numara da oynayabiliyor. Yeteneği var ne de olsa Litvanyalı. Bunun yanında öldürücü üçlüklere sahip. Hani ceza üçlüğü diyorlar ya aynen öyle. Acımıyor ve direkt cezayı kesiyor. Adam üstünden de rahatlıkla şuta kalkabiliyor. Çok iyi bir şutör. Ligimizde birçok takımda rahatlıkla oynayabilir. Yaşı da o kadar büyük değil sonuçta. Gerçi Litvanyalılar'ın sistem oyuncusu olduğunu hatırlamak da fayda var. Her yerde aynı verimle oynayamıyorlar.Litvanya'da oynarken ülkesinde yapılan All star 3'lük şampiyonası birincisi olduğunu da belirtmek gerekiyor.
Ve en dikkat çekici isime gelelim Ernest Kalve: Geçtiğimiz yıllarda İzmir'de düzenlenen ve bizim ikinci olduğumuz Avrupa Ümitler Şampiyonası'nın sayı kralı kendisi. Hani Ersan'ın coştuğu turnuva. İşte, Kalve bu turnuvadan sonra iyice mercek altına alınmıştı. Nba scoutları da peşindeydi bu çocuğun ama olmadı. 87 doğumlu olduğunu belirtip boyu da 2 metre. Çok iyi zıplıyor, atletik ve iyi bir şutu var. Rakiplerine göre de fiziği gelişmiş durumda. Yani güçlü bir oyuncu. Bunun yanında kariyerinde kısa bir Treviso macerası ve Almanya Ligi'nden bir takım da var. Sanırım bu düşüşte yaşadığı sakatlıklar etkili. Kendisini bildim bileli dizlikle oynuyor. İzlediğim maçta da elinde bir sakatlığı vardı mesela. Bu sorunu geçmediği sürece iyi yerlere gelmesi çok zor. Zaten koçu da fazla dakika veremiyor ona. Yoksa inanılmaz bir potansiyeli var. Tip olarak da bizim Cenk Akyol'a benziyor.
Barons ekibine geçecek olursak orada da 1 numaralı pozisyonda oynayan Amerikalı Todd Abernethy benim çok hoşuma gitti. Klasik Ncaa guardı diyebiliriz. Oldukça hızlı ayaklara sahip ve inanılmaz paslar verebiliyor. Bunun yanında her iki elini de çok hakim. Tek eksikliği bence şut tehdidinin olmaması. Hızlı ayakları savunmada da kendisini öne çıkartıyor. 84 doğumlu ve boyu 1,85. Değeri nedir bilmiyorum ama garip garip adamları bulup getiren orta sıradaki takımlarımızın böyle oyuncuları alması bence çok daha mantıklı olurdu. 5-6 asist ortalamasıyla rahatlıkla oynar ve sevilecek bir tip.
İkinci ismimiz ise Kaspars Berzins. Kendisi 2,13 boyunda ve 85 doğumlu. İyi bir blokçu olmasının yanında pota altında oynabilecek kadar cesur değil. Evet, tam tabir bu. Yani oldukça iyi bir boya sahip fakat pota altında ufak bir temas geldi mi hemen dışarı kaçıp 3'lük atmaya çalışan bir oyuncu. Sırtı dönük hareketlerinin de olmaması, zaten olsa bile içeri girmiyor, kendisi için büyük kayıp. Çünkü bu boyda ve hızda birisi Nba için bulunmaz nimet. Gerçi bilinmez birkaç sene içinde değişir. Şöyle söyleyeyim pota altında yaşlı kurt Helmanis ve Grafs kendisini yedi bitirdi. Bu eksikliğini kapatırsa çok büyük bir yıldız olur.
Ve yazımın son yıldızı ise birçok kişinin de adını bildiği Armands Skele. Muhteşem bir oyuncu. 83 doğumlu Skele hücumda tam anlamıyla rakipleri için bir kabus. İyi şut atıyor, öyle el üstü filan da fark etmiyor. Bunun yanında güçlü olmasından dolayı ne zaman içeri devrilse önünde kim varsa deviriyor. Dribbling yeteneği de çok iyi. Fakat savunması kötü. Kimi tutarsa tutsun bir yerde patlak veriyor. Ne olursa olsun bu oyuncu kaçmaz.

0 yorum:
Yorum Gönder