Rusya'nın spor basını inanın bizim fanatik/fotomaç ekseninde devam ediyor. Her sabah Ronaldinholar havalarda uçuşuyor. Bir futbolcu 1 hafta içinde 5 takımın transfer listesine girebiliyor. En azından bizde bu pek fazla olmuyor. Hasan'ı bir takım istiyorsa basında onu görüyoruz. Hazır ligde ara verken uçuşan transfer dedikodularından ufak da olsa bahsedeyim dedim. Kulüplerdeki koca herifler oturup dedikodu yapıyor ya, anlamıyorum ben durumu.
Zenit için daha önce bir yazı yazmıştım. Her ne kadar anlamını yitirmiş olsa da
Spalletti'den Gider bir şekilde gitti. Bu yazıdan sonra adı dedikodulara karışan en güzel isim Denis Glushakov. Loko'nun 87 doğumlu hırçın orta sahası emekli ikramiyesini almak için gün sayan Zenit orta sahası için çok yerinde bir transfer. Şu an için istediğim tek oyuncu kendisidir. 26 maçta 8 golü bulunuyor şu an. Maç içinde ne yapacağı belli olmayan bir tip.
Transfer için adı geçen bir diğer isim ise bizim de sıkça duyduğumuz Reyes. Daha önce Anzhi teklif götürmüş, ama kabul edilmemiş diyorlar. Reyes için Rusya'dan Lokomotif, Rubin ve Zenit konuşuluyor. Bence olursa Rubin Kazan olur. Zaten Zenit'e gelmesin.
Rubin Kazan cephesinde ise yine hareketleri günler yaşanıyor. Her gün 10 isim gelirken bir o kadarı da takımdan ayrılıyor. Gelecekler arasında Servet'in ismi geçmişti. Hem Galatasaray hem de Servet için iyi bir transfer olurdu. Sanırım sözleşme şartlarında anlaşamadılar gibisinden haberler çıkmıştı. Bocchetti'nin takımdan ayrılması durumunda Servet orada en az 1 sene oynar. Gerçi partneri kaptan Şaronov ile nasıl olurlar bilemem. (76'lı o da be arkadaş.) Burak Yılmaz'ın adı hem Cska hem de Rubin ile anılmıştı. Üstünde bile durmaya gerek yok bu dedikodunun. Şayet Burak Rusya'ya giderse kendisine yazık eder. Rubin'in listesinde bir diğer isim de Farfan.
Takımdan ayrılacaklar arasında kesin gözüyle bakılan isimlerin başında forvet Medvedev yer alıyor. Valdes ve Dyadyun'un yer aldığı kadroda yer bulması zaten zor. İlerleyen yaşını da düşünecek olursak, bir alt lige yelken açar yine. Yine de ne olursa olsun 1 dakikada sahada yer alsa mücadele elen birisidir. Ansaldi'nin Benfica'ya gitme olayı da yalan olmuş. Maddi olarak anlaşamamışlar, öyle diyorlar. Hakan Balta bu sezon iyi gibi gözükse de bence Galatasaray'ın aradığı sol bek ihtiyacını en az 5 sene karşılar Ansaldi. Galatasaray'a transfer olsa "bu paraya defans oyuncusu mu alınır?" diye sorar bizim medya. Orası ayrı, orası Rusya.
Carlos Eduardo da Avrupa'daki ömrünü tamamlayıp ülkesine dönmek istiyor. Zaten kötü bir sakatlık yaşamıştı. Bunun yanında Avrupa futbolunda Obafami Martins gerçeği var ve adam Rubin'de. Çin'e transferi ile ilgili bir şeyler yazıyordu ama okuyamadım. Daha doğrusu anlayamadım. Özet geçecek olursam; Rubin'in yakasına yapıştı adam. Gökdeniz ise kariyerimi burada bitirmek istiyorum dese de Galatasaray'a adamı zorla transfer ettirecekler. Rubin göndermediği sürece takımdan ayrılacağını da düşünmüyorum ben. Dinamo Moskova'ya transfer konusu ise yedeklikten öteye geçemez.
Transfer dedikodusu olacak ve adı hiç duyulmayacak bir takım varsa o kesinlikle
Anzhi değildir. Ronaldo "gelirim aga" dese hemen şu an alırlar. Yani transfer konusunda sorun yaşamasalar 30 tane yıldız futbolcuyu kadrolarına katarlar. Sonra da biz nerede yanlış yaptık diye düşünürler. Çünkü Ruslar da bizim gibi önce hareket edip sonra düşündükleri için gayet normal. Anzhi'nin transfer olayı için de çok ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum. Bölgenin ve ülkenin siyasi/ekonomi yapısı hakkında fazla bilgi sahibi olmadan yapılan her transfere Arap şeyhi yakıştırması yapılmaması gerekir. Eto'o ile yabancı üst limitini doldururken, yerli transferinde sıkıntı yaşıyorlar. Her ne kadar Zhirkov gelmiş olsa da asıl istedikleri
Arshavin. Şayet Arşavin takıma gelirse yerli transferinin de önü açılır.
Gelelim isimlere. O kadar çok ki: Farfan'dan tut Ganso'ya kadar uzuyor liste. Yuri Krasnozhan ile anlaştılar en son. (He, fitbolcu.) Bu yüzden takımdan ayrılmasına kesin gözüyle bakılan bir isim var. Sadece ondan bahsedeyim.
Diego Tardelli. Hem kadro derinliği hem de beklenen verimi alamadıkları için ülkesine postalamak istiyorlar. Burada karşılarına çıkan tek sorun ise Anzhi'nin fazla para istemesi. 3-5 deseler büyük ihtimalle benimle birlikte bavullarını hazırlamış olurdu Tardelli.
Kuban ise Traore için gelen teklifleri dinliyor. Anzhi onun için keseyi açtı diyorlar ama ne kadar doğrudur. Muhteşem bir isim ve daha çok genç. Takımda sorunları var gibi ve bu sezon olmasa da gelecek sezon için büyük ihtimalle satılacak. Rusya yerine umarım bu transfer Avrupa'da iyi bir lige olur.
Lokomotiv'e o kadar diyorum "kaleci al, yolla o Brezilyalı'yı" ama dinlemiyorlar beni.
Pavlyuchenko en çok Loko ile anılıyor. Rusya'ya döneceğine birkaç sene daha İngiltere ya da başka ülkede top koşturur bence. Farfan ve Reyes yine ortak isimlerden. Gidecekler arasında ise İbriçiç baş köşede. En sonunda tekme, tokat takımdan atacaklar gibi. Hiç ama hiç memnun değiller kendisinden. Her iki taraf için de aynısını gerçi.
Ve gelelim asıl baba takım olan Cska Moskova'ya. Real Madrid ile yapacakları maçı sabırsızlıkla bekliyorum. Real şöyle 1-2-3 yetmez 4-5-6 olsun yaparsa sevinçten dört köle olurum. Cska'dan ayrılacakların başında Vagner Love geliyor. The Trotsky'de Trotskiy'in "Sen benim Stalinimsin!" dediği gibi "Sen benim Luganomsun!" Love. Her sene takımdan ayrılan sonra idmanlara başlayan bir isim. Disiplinsiz Brezilyalılar'ın en son temsilcisi kendisi. Büyük ihtimalle sene sonunda iki taraf evliliklerine son verecektir. Şayet şimdi giderse takımın hücum hattında kafam kadar bir boşluk oluşur.
Stoch'un adı yine ortak paydadan Rusya piyasasına girdi. Rusya'da iş yapar ama Fenerbahçe onu satar mı? Şayet gelirse tekmelere şimdiden alışsın. Forvet için Yura Movsisyan'ın adı geçti. Bu senenin fark yaratan isimlerinden birisi. Büyük takımda oynarsa daha iyi iş yapacağına eminim. Her ne kadar öylesine adı geçse de ciddi bir transfer olur.
Çoğu takımı buraya yazmadığımı fark etmişsinizdir. Sebebi ise Japonya'daki bir gazetenin spor sayfasına bırakılan yorumdan hareket ederek trasnfer dedikodusu haberleri çoğu.